Etkili Aile İletişimi

Etkili Aile İletişimi

Etkili Aile İletişimi

Pek sık dile getirilen bir söz vardır. ”Eğitim, ailede başlar!” Ancak asıl sorulması gereken soru, ailede eğitimi çocuklarımıza ne kadar ve nasıl verebildiğimiz konusundadır. Özellikle ”Nasıl?” sorusu, en önemli noktadır. Hemen her aile, çocukları için başarılı bir hayat, iyi bir gelecek ister. İyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir eş gibi sayısız aile kaygısı ortaya çıkabilir. Aile, varını yoğunu çocuğun geleceği için harcayabilir. Ancak yine pek çok aile, çocuğun asıl kazanması gereken niteliği göz ardı etmektedir. ”İyi bir karakter!” Etkili aile iletişimi ise, bu noktada büyük önem taşımaktadır.

Her çocuk, ailesinin bir yansıması olarak şekillenir. Aile içerisindeki bireylerin kişilik yapısı, çocuğun şekillenmesinde rol oynamaktadır. Yani eğer ailede iletişim becerileri eksik veya zayıfsa, çocuk kendi sosyal çevresinde de zayıf bir iletişime sahip olacaktır. Girdiği pek çok ortamda sosyal çatışmalar içerisinde bulunabilir. Pek ala, o halde aile çocukta nasıl bir kişilik oluşturacak ve nasıl bir eğitim verecek?

Çocukla Doğru İletişim Kurmak İçin

Her aile çocuğuna iyi niyetle yaklaşmaya gayret gösterir. Ancak anne ya da baba iyi niyetli olsa bile, iletişim kurma aşamasında yanlış yöntemleri değerlendirebilmektedir. İyi ve etkili bir aile içi iletişim kurmak için, çocuğu tanımak ve onu bir birey olarak değerlendirmek gerekir. Kişiliklerinin bağımsız özelliklerine saygı duymak, bunları keşfetmek ve değişen her fikirde onları daha iyi tanımak gerekmektedir. Çocuğunuzun her konuda sizinle aynı fikirde olmasını beklemek, çocuğun yaratıcılığını ve özgüvenini zedeleyecektir. Ayrıca çağın gereklilikleri ve hızlı değişim düşünüldüğünde, ebeveynler çocuklarına karşı her zaman haklı olmayabilir.

Çocuğunuzu anlamada en etkili yöntem, okuduğunuz çocuk gelişimi kitapları ya da bir mutlu aile blog yazısı değildir. Onunla aranızdaki köprüyü doğru kurmak, ona iletişim sürecinizde güven vermek, tavsiye vermek fakat eylemlerini mecburi hale getirmemek gibi hassas noktalara uymak gerekmektedir.

Aile İçi İletişimde Yanlış Yöntemler

Yönlendirmek ve Emir Vermek: Emir alarak büyüyen çocuklar, kişiliklerinin değersiz olduğunu düşünebilirler. Duyguları önemsenmediği için, kendisini hayatın her anında bir şeyleri yapmak mecburiyetinde hisseder. Bu şekilde büyütülen çocuklar, eşlerine karşı da oldukça zayıf hale gelebilirler. Eşlerinin her istediklerini sorgusuz sualsiz yaparak, mutsuz bir hayat geçirmeye ve zincirlere bağlı yaşamaya bağımlı hale gelirler.

Gözdağı Vermek ve Korkutmak: Gözdağı vermek de tıpkı emir vermek gibidir. Ancak emir vermekten farklı olarak gözdağı vermek, çocuğun size vereceği cevapları önceden tahmin edip bunlara göre hazır cevaplar da vermektir. Örneğin; ”Eğer ödevlerini yapmayı kabul etmezsen, sana bir hafta yasak koyarım.” Bu yöntem, çocukta kontrolsüz öfke sorunlarını tetikleyebilir. Ayrıca aileye karşı nefret gelişmesi de mümkündür.

Ahlak Dersi Vermek: Çocuk, yaşı gereği her şeyin cevabını tam ve net almak isteyen bir düşünce yapısına sahiptir. Bu yüzden ahlaki değerler söz konusu olduğunda ”Bunu yapmayacaksın!” veya ”Bunu yapacaksın!” cümleler çocuğun savunma pozisyonuna geçmesine neden olur. ”Bunu yapmamalısın çünkü bunu yapmak şuna yol açar. Ancak yapacaksan da sonuçları sadece senin sorumluluğunda olacak.” Şeklinde detaylı ve doğrucu bir yaklaşım, daha iyi sonuç verecektir.

Pozitif Sanılan Yanlış Yöntemler

Öğüt Vermek: Pek çok aile özellikle öğüt vermek konusundaki ısrarına asla son veremez. Bir çocuğa ısrarla öğüt veriliyor olması, çocuğun sorunlarını kendi kendine çözeceğine olan inancını sarsacaktır.

Övgüye Alıştırmak: Övgü, çoğu zaman pozitif bir şeymiş gibi görülür. Aslında özellikle çocuk için hiç de pozitif değildir. Sürekli övülen çocuk, övgüye şartlanabilir ve bir süre sonra buna gereksinim duymaya başlar. Yani, yapması gerekenleri yaptıklarında çocuklarınızı övgüye boğmanız doğru değildir. Ancak bunu ara sıra yapmanızda bir sakınca yoktur. Çocuklarınızı övmek yerine, görevleri olmadığı halde yaptıkları şeyler için onlara açık bir dil ile teşekkür etmeniz daha doğru olacaktır. ”Bugün evi tamamen temizlediğin için teşekkür ederim. Dinlenmek için fırsatım oldu.”

Fakat şu yanlış anlaşılmamalıdır; Çocuk, ev işlerinde daima ailesine katkıda bulunmalıdır. Bu zaten çocuğun sorumluluk duygusunun oluşması için önemlidir ve çocuğun yapması gereken işler arasındadır. Örneğin çocuk sadece kendi odasını temiz tutmak ile yükümlü olduğu halde tüm evi temizliyor ise, o zaman yapması gerekenden fazlasını yapmış demektir. Ve övgü yerine teşekkür duyması onu mutlu edecektir.

Sorgulamak: Çocuk, sorgulandığı hissine kapıldığında güvensiz hisseder. Eğer çocuğunuzun size karşı güven duymasını istiyor iseniz, asla çocuğunuzu sorgulamayın. ”Bu gün neredeydin?” ya da ”Bugün kiminleydin??” gibi sorgulayıcı cümleler kurmak yerine, daha naif bir dil ile şunu tercih edin; ”Hoş geldin, bu gün neler yaptın bakalım?” – ”Günün nasıl geçti?” Gibi yapıcı cümleler çok daha faydalı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares