Çocuğa Karşı Şiddetin Sonuçları

Çocuğa Karşı Şiddetin Sonuçları

Çocuğa Karşı Şiddetin Sonuçları

Şiddetle karşılaşan çocuklarda, psikolojik travmalar dışında fiziksel sakatlıklar gelişmesi de mümkündür. Ancak çoğunlukla fiziksel tepki ve çocuğa karşı şiddetin sonuçları; Kronik depresyon, kaygı bozukluğu, sosyal fobi, akranları ile uyumsuzluk ve benzeri şekilde gelişebilmektedir. Ayrıca yapılan pek çok araştırmanın istatistikleri, bizlere kesin olarak şunu söylemektedir; Çocukluğunda şiddete maruz kalan bireyler, yetişkinlik dönemlerinde uyuşturucuya, fuhuşa ve suça karşı daha yüksek yatkınlığa sahiptir. Ruhsal örselenme nedeniyle, fiziksel şiddete maruz kalan çocuklarda okul dönemi de uyumlu ve verimli geçemez. Bu sebeple, şiddete maruz bırakılan çocukların büyük bir bölümü yetişkinlik döneminde başarılı olamazlar.

Ancak çocuğa karşı şiddette en tehlikeli evre, çocukta bir öğrenilmiş davranış ortaya çıkmasıdır. Çocuğu disiplin ederken ona şiddet uygulamak, çocuğun aklında şu fikri uyandıracaktır; ”Şiddetle tüm sorunlarımı çözebilir ve tüm canlıları şiddetle disipline sokabilirim.” Bu durum, günümüzde yaşadığımız en büyük toplumsal sorunlardan birine işaret etmektedir. Buna, istismarın kuşaktan kuşağa aktarılması da denebilir. Şiddetin bireysel değil, toplumsal bir kronik hastalık olduğu üzerinde durulması gerekmektedir.

Okulda Şiddete Uğrayan Çocuklarda Travmalar

Ne yazık ki pek çok çocuk okullarda, kreşlerde, yuvalarda ve bunlar gibi eğitim kurumlarında şiddete uğramaktadır. Bu şiddet, ailede gerçekleştiği gibi disipline etme amacı taşıyabilir. Ancak özellikle eğitim kurumlarında çocuğa yöneltilen şiddet fiziksel ve cinsel istismar şeklinde de gerçekleşebilir. Pek çok bulgu, fiziksel şiddete uğrayan çocukların büyük bir bölümünün erkek olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde fiziksel şiddete başvuran öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da erkek olduğu söylenebilir. Bu durum, geleneksel kültürde babanın evdeki otoriter tutumunun okula taşınması şeklinde de yorumlanabilir.

Toplumdaki yaygın kanı, okulda fiziksel şiddete başvurulmasının etkili olduğu yönündedir. Ancak bu büyük bir yanılgı olduğu gibi, büyük bir kayıp da ortaya çıkartabilir. Okulda fiziksel şiddete uğrayan çocuklar, çoğunlukla okuldan ve okulun tercih ettiği eğitim yöntemlerinden soğumaktadır. Şiddete maruz kalan öğrenci genellikle daha saldırgan, daha yıkıcı ve daha zararlı hale gelir. Ülkemizde yapılan araştırmalar, okullarda şiddete uğrayan erkek çocuğu oranının %50’nin üzerinde olduğunu göstermektedir. Burada ailelere düşen görev, çocuğun okulda fiziksel ve cinsel istismara uğramadığından emin olmaktır. Okul çağındaki pek çok çocuk, ailesinden kötü tepki alabileceği düşüncesi ile okulda ceza aldığını gizleme eğilimine sahiptir. Çocuğunuza ilk olarak, onun sorunlarını paylaşabileceğiniz fikrini vermeniz en doğru yol olacaktır. Eğer çocuğunuz sizinle her şeyi paylaşma cesareti gösterirse, içinde bulunduğu her türlü durumda müdahale etme şansınız doğabilir.

Dayak Dışı Yollarla Disiplini Sağlama Yöntemleri

  • Çocukla iletişim kurarken, çocuğun yaşına özel bir iletişim yöntemi deneyin. Her yaş grubu farklı bir iletişim yöntemine karşı pozitif etki verecektir. Çocuğun karşısında korkulan kişi olursanız, problemini gerçekten anlamanız mümkün olmayacaktır.
  • Sizin için aşırı derece kabul edilemez bir durum, çocuğunuz için oldukça normal ya da sıradan olabilir. Burada size düşen görev, çocuğunuzun yaşını ve yaşam standartlarını göz önünde bulundurarak onunla tam bir empati kurabilmektir.
  • Çocuğunuza sınır koyarken, kabul edilebilir olun. Çoğu aile çocuğunu sınırlandırırken, kabul edilebilenden çok daha fazla baskı kurmayı dener. Bu çoğu zaman çocuğu kontrol atlında tutmanın yöntemi olarak görülür fakat tamamen yanlış bir yöntemdir.
  • Çocuğunuz sınırları aştığında, onunla kavga etmek ve onun öz güvenini sarsacak şekilde fiziksel şiddet uygulamak yerine; Yaptığı kötü şeyin sonuçlarına katlanmasını kesin bir dille isteyin. Örneğin yeri kirleten çocuğu odasına kapatarak ceza vermek ya da tokat atmak yerine, ondan yeri temizlemesini isteyin. Böylece çocuğunuz, sizinle empati kurabilmeyi öğrenirken ayrıca sorumluluk sahibi olmayı da öğrenecektir.
  • Çocuğa örnek olacak davranışlarınızı aşılarken, kesinlikle ve öncelikli olarak ”Lütfen, teşekkür ederim, rica ederim.” gibi kelimelerin kullanılmasına özendirin. Saygı ve nezaketi çocuğunuza sık sık anlatarak, bunların insan ilişkilerinde en önemli şeyler olduğunu söyleyin.
  • Çocuğunuz birden fazla istenmeyen davranışı sergiliyor ise, bunların tamımını ele almayın. Tek tek bunlardan vazgeçirmeye çalışın. Ancak çocuğunuzu bir davranıştan vazgeçirmeye çalışırken, mutlaka bunun sebeplerini çocuğa açıkça anlatın.
  • Son olarak ve en önemli madde, çocuğunuzun karar mekanizmasını geliştirirken tüm kararlarının artı ve eksi yönlerini ona sakin bir dille anlatın. Fakat kesinlikle ve kesinlikle çocuğunuz yerine karar vermeyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares